Çok sevdiğim bir radyo programı maksat geyik olsun nevinden bir konu ortaya attı bugün. Hadi isminide vereyim Kent fm de Yıkanmak İstemeyen Çocuklar. İstanbullular bilir Hafta içi Akşam 17:00-20:00 arası trafik çilesinde insana ilaç gibi gelen program yapıyorlar. Yeni şarkı çalmak yok. Herkesin çocukluğunda, gençlik yıllarında yada havada azotkenki şarkılar… kendi tabirleriyle eskimeyen eskilerden şarkılar.. Programı renklendirmek, dinleyenlerini de programa katmak için klasiktir bir konu ortaya atılıyor. Bu hemen her radyo programında yapılır. Ya günün öne çıkan aktüel konusu konuşulur yada laf lafı açarken bir konu kendiliğinden ortaya çıkar. Bugünde sanırım öyle birşey oldu. Yiğit ve Cüneyt (programı yapan iki güzel insan) dedilerki elinizde parayla ilgili sorununuz olmayan imkanlarınız olsa ve 80 yaşında olsanız kalan ömrünüzde yapmak isteyeceğiniz 3 şey ne olurdu? Hayal edin sınırsız nevinden birşeyler söylediler. Haliyle insanlar muhtemelen şu ana kadar yapmayı isteyipte yapamadıkları ama hayal ettikleri şeyleri programa katılarak söylediler. Kimi Japonyaya giderdim dedi kimi Empire State te mangal yapardım dedi, kimi Adriana Lima … dedi. vs. Haliyle aslında herkes yapmak istediği yada sahip olmak istediği ne hayali varsa döküldü, ama çok kısa bir ömür kaldığını bilmek şartıyla.
Buraya kadar olan kısmı bir durum yansıtmasıydı. Ne konuyu ortaya atana nede hayallerini paylaşana bir eleştiri getirebilirim hakkımda yok. Ben hem kendimle ilgili bir durum tespiti yapmak hemde bu sınırsız hayal fikri üzerine düşüncelerimi paylaşmak istiyorum. Radyoda eğlenceli sohbet devam ederken, bende kendi kendime sordum. 80 yaşında olsan ve bir yıl altı ay artık Allah ne vermişse kısa bir ömrün kalmış ve büyük de bir servetin var. Ne yapardın? Konuda zaten Morgan Freeman ve Jack Nicholson’un oynadığı “Şimdi yada Asla” (ülkemizde bu adla gösterildi) orjinali “The Bucket List” filminden esinlendi. Her neyse kendime bu soruyu sorduğumda elbette önce uçmak kaçmak, yada kaçanı kovalamak gibi fikirler geldiysede hemen muhafazakar yanım bu fikirleri kovaladı ve “Oğlum manyak mısın? Ölüyon aslanım azmanın ne alemi var azgın tekeyi teneşir paklar kalmış şunun şurasında 3–5 ay; hesap var kitap var sorgu var kalan zamanında varsa yanlışların onu düzelt.” dedi. Kim dedi? Muhafazakar yanım 🙂
Onlar Holywood dan bir filmi hayal ederek bu soruyu sordular bende Stv deki “Hakkını Helal et” dizisi canlandı
Bu sınırsız hayaller, inançlarım devreye girince sorumsuz hayallermiş gibi geldi. Yanlış anlaşılmasın bir geyiği ne hale getirdin be arkadaşım demeyin sakın. Durum tespiti yaparak hayata bakışımızı sorguluyorum. Eğer insan öldükten sonra hesaba inanıyorsa ölüme kendini yakın hissettiği anda gerçekten “Şimdi yada asla” filmindeki gibi uçar kaçar zıplar hoplar mı, yoksa yahu hesabın olduğu yere gidiyoruz kendimize çeki düzen verek kazalara başlıyalım biraz hayır yapalım, Şükriye teyzenin erik bahçesine dalmıştım gidip Şükriye Teyzeden helallik isteyelim, eh Hacca gidecek parada var 27. kez HAccımızıda yapalım!!! mı der?
Bence bir insan çok inançlı olmasa bile azıcık inanan insan ikinci yoldan gider gibi geliyor bana. Bunu yapmak için din de farketmez, çünkü bütün semavi dinlerde hesap kitap cennet cehennem var. Ve ölüme yakın olduğunuzu hissettiğiniz anda kalan zamanımıda şimdiye kadar yapamadıklarımı yaparak geçireyim hayali bana biraz mantıklı gelmiyor. O yüzden sınırsız hayal kurmayı ben biraz sorumsuz hayal kurmak gibi görüyorum. YAda ne zaman öyle bir hayal kurmaya dalsam artık benliği oluşturan inançlarım o hayallere ket vuruyor.
Yahu inançlı biri olmasam dahi öleceğimi bilsem ve servetin dibine vurmuş biri olsam yine kalan ömrümü hayatı sorgulamak la geçirirdim. Düşünsenize milyon TL ler (Türk liramızı korumaktan yanayım 😛 ) var ve öleceğim kaç tane yalı yat araba dizmişim ama giderken bir kefen, kıçımdada bir pamuk. Çıldırırım!!!! madem ölücem ve bütün bunlar benimle beraber gelmiyor o zaman ben bukadar serveti napıcam. Ölümden ötesi yoksa ben bu dünyada bu kadar niye didindim çalıştım. Yani inançsızıda ölüme yakın olduğunu hissettiğinde öle uçayım kaçayım amaaan koy …. rahvan gitsin demez heralde. Ömrü boyunca çalışan çabalayan ve servet yapan birinin inansın yada inanmasın son demlerinde kendini salacağına ihtimal vermiyorum. Bu şekilde sınırsız hayaller kurmak bana sorumsuzluk gibi geliyor. Nedenini de yukarda saydım. Yada kuranlarda madem bu dünyada kedi misali ciğere ulaşamadım lenn ne olur hayalimizde bari yiyek diyenler. Hasılı velev ki böyle sorumsuz olsam ahiret kaygım olmasa parada gani olsa Bana Adriana ihtimali daha yakın gözüktü. Aman haaa tövbe tövbeee 🙂
Not: Şükriye Teyze diye biri yok ve ben erik bahçesine dalmadım.
Not 2: Evli olduğum için Adriana ihtimalini eliyorum evli ve çocuklarım olmasaydım ve diğer ihtimaller dahilinde ancak mümkün olur. Neme lazım…





Yorum bırakın