Bir zamanlar bir bardak çaya hasret biri vardı. Ahh çekerdi ve “Şimdi ince belli bir bardak çay olsaydı şurda” derdi
O bir bardak çayı özlediğini zannederdi. Aslında gerçek öyle değildi. Çünkü keramet çayda değil o çayın etrafındaki muhabbetteydi. Şimdi o biri, bir bardak çayı yudumlerken yine ah çekiyor ve “Ah keşke sevdiklerimde yanımda olaydı şu çayı içerken” diyor ve şimdi anlıyor çayı güzel kılanın aslında çayın demi değil muhabbetin demi olduğunu.
Zaman, mekan ve eşya… tek başına ruhu olmayan soyut ve somut bir “şey” hepsi. onlara anlam katan ve ruh üfleyen ise insan…





Yorum bırakın