Serdar Kuzuoğlu’nun vedası

Bloktansa twiterda daha çok paylaşımlarda bulunuyorum. O yüzden burada eskiye nazaran ayda yılda bir yazılarımı paylaşıyorum. Burda dertleşmek için bir yazı yazmıyorum yada kendimi acındırayım diye. Bir durum tespitini sizinle paylaşmak istiyorum.  Bunun 2 nedeni var 1. si artık eskiye nazaran uzun yazılar yazacak motivasyonu kendimde bulamamam, 2. si ise insanların eskisi gibi uzun yazılardan çabuk sıkılması ve okumak yerine izlemeyi tercih etmesi.

Bugün denk geldiğim birşeyi paylamşam gerek.

Serdar Kuzuoğlu -ki itiraf edeyim yazdıklarından çok Youtube ta denk geldiğim çeşitli platformlarda yaptığı konuşmalarından tanıyorum kendisini –  5 yıldır aktif olarak yazdığı dünyahalleri.com sitesinin yayın hayatına veda ettiğini duyurdu. Nedeni ise aynı; insanlar artık okumuyor, bilgiye ulaşmak için yazıdan çok görsele dayalı materyalleri tercih ediyorlar. Anlatmak istedikleri bir hikaye olsun fikir olsun ne varsa ya youtube ta video çekiyorlar yada twiterda bölüp flood yaparak paylaşıyorlar. Oda sitesinin okuyucu istatistiğinin paylaşarak artık ziyaretçi sayısının harcadığı emeği karşılamadığından dem vurarak yayın hayatına veda ettiğini duyurdu. Bu haberi okuduktan sonra kendi kendime sordum. Bende artık uzun uzadıya blok sayfalarında yazı okumaktansa yeni dünya düzenindeki herşeyin hızlı ve kısa olanını tercih ediyorum. Farkettim ki maalesef bilgiye ulaşmak için youtupe ta Haluk Tatarı, Barış Özcan’ı yada Ruhi Çenet i tercih ediyorum. Ülke kültürlerini öğrenmek için seyahat eden youtuberları Yırtık Pantalonu, Emre Durmuş’u izliyorum. Bilgi için okunmuşu değil yaşanmışı, görülmüşü daha tercih ediyorum-ediyorsunuz bilmiyorum!

Gitgide bilgiye ulaşmak için yazılı basından uzaklaşıp görsel basını tercih eder olduk. Bu iyi birşey mi? Bunu kabullenmeli mi direnmeli mi? İnanın bilmiyorum. Keşke hala bloklar arasında gezinip birileri şu yazdıklarımızı okusa da adam akıllı keyifli bir fikir alışverişinde bulunabilsek

Düşünüyorum o halde yazarım!

Belki yukarıdaki yazdığımla bir parça çelişicek olsamda herşeye rağmen yinede yazmam gerektiğini düşünüyorum, hatta herkes yazmalı bence! bazen eline kalem alan yazar oluyo diye sitem etsemde, bloklarda iki satırı kocaman görselin içine photoshoplayıp post ediğ şair geçinenlere kızsamda artık blogerlığın yerini youtuberlara bıraktığı bir dönemde yazmanın kıymetli olduğunu düşünüyorum. Çünkü yazmak insanın kendini geliştirmeye zorlayan bir eylem. Hele hele geri dönüşler insanı daha iyisini yazmaya yazmak içinde okumalar yapmanın gerekliliğine ve bunun içinde beslenmeye zorlayan bir eylem. Yazıyı sadece bilgi almak için değil fikirleri çeşitlendirebilmek, hayata çok yönlü bakabilmek adına da değerli buluyorum. Teknolojinin iyi yanlarından biri olarak çabuk alınan etkileşimle yazar daha hızlı kendi yönünü bulabiliyor.

Hala yazmak kıymetli zahmetli. Eğer bunun sancısını birileri çekiyorsa hala, en azından emeğe saygı duyulmalı.

Yorum bırakın

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.

Ben Murat

Bu sayfayı ne zaman açtığımı dahi unuttum. Ama kendime kendimi hatırlatmak için yeniden buraya geldim.

, ,

Let’s connect