Türkiyenin gündemi hiç bitmiyor.
Kış saati
Terör
Suikast
Dolar
Halep
Tünel
Cemaat…
Bu kadar gündem var; ucundan tutun takip edin, çıktıkları yere bakın hep aynı adres: Hükümet ve devleti yönetenler.
Fazıl Say ın aldığı ödül, ülkede gram konuşulmuyor. Fazıl Say bu ülkede ne zaman gündem oluyor? Cevabı basit: Siyasileri eleştirdiğinde… O da hükümet eleştiriye sert bir cevap verirse… Sanki sanat , edebiyat yok bu ülkede. Çünkü bu ülkede sanat ve edebiyat bile siyasetin izin verdiği kadar karşılık görüyor. Allah aşkına sinema, televizyon dahi ancak hükümet (beştepe) isterse gündem olabiliyor. Bknz: Diriliş Ertuğrul. O da sanatsal yönüyle değil maalesef.
Bu gidiş normal mi sizce?
Halk olarak ülkeyi yönetme hakkımızı temsili demokrasi gereği seçtiklerimize verdik. Ama onlara hayatımızı yönetme, gündemimizi belirleme hakkını vermedik. Milli irade, irademizi bir kişi ve bir gurubun sultası altına sokmak olmuş. Problem nerede biliyor musunuz? Devlet, Dünyanın kabul ettiği evrensel kavramları bize, sanki dünyanın kabul ettiği standartlarda veriyorlarmış gibi empoze ediy. Yaptıkları faşizme itiraz edeni demokrasiye ve milli iradeye karşıymış gibi gösteriyorlar. Bu ülke de neyin konuşulup neyin konuşulmayacağını dahi bizi seçenler belirliyor buna itiraz dahi edemiyoruz. Şimdi demokrasi dedikleri şey bu mu?
Büyük bir yanlışlık içerisindeyiz. Bizim kavramlar ve anlamları üzerine büyük sorunlarımız var.
Her kavramın tanımı ve bu tanımlarında bir sınırı var. Demokrasi, milli irade, hükümet, bunların dünyada ki karşılıklarıyla bizim anladığımız şekli çok başka. Bizim anladığımız demokrasinin dünyadaki karşılığı faşizmdir. Dünyanın anladığı demokrasinin bizdeki karşılığı maalesef yok. Henüz onu idrak edecek kapasiteden halk olarak yoksunuz. Bu gerçeği söyleyenler halktan kopuk yada halkı aşşağılayan insanlar olarak hakarete uğruyor. Ama kim ne derse desin Bu ülkede çıplak olan kral değil halk!




Yorum bırakın