“Tefekkür cahillerde bulunmayan bir erdemdir” der bir düşünür. ‘Ancak tefekkür edenler tahkiki imanın kapısını aralayabilirler’
Tefekkür ilmin anahtarıdır. ancak insanı doğruya götürür. Cahiller doğruyla ilgilenmezler. Doğru yada gerçek, akıl edebilenlere düşünebilenlere sunulan bir ödüldür. Bakın Kuran’da ki akıl ile ilgili ayetlere; Kuran’da takribi 70 küsür tane yerde akıldan bahseder. Bknz: Kuranda Akıl
Çünkü yeryüzünde dolaşan canlıların Allah katında en kötüsü anlamayan ve düşünmeyen sağırlarla dilsizlerdir 8:22
İnsan o ayetleri okur ve biraz tefekkür ederse hayrete düşer. Efendimiz’in “Ahir zamanda ümmetim bir vadide Kuran bir vadide olacak” hadisi sanki bugünleri resmeder. :ünkü Efendimiz (s.a.v.) o hadisinde akıl nimetini kullanmayan müslümanın halini en güzel şekilde ifade eder. Şu ayetlere bir bakın:
“Şüphesiz göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün art arda gelişinde temiz akıl sahipleri için gerçekten ayetler vardır.” (Al-i İmran Suresi, 190)
İşte bu örnekler; Biz bunları insanlara vermekteyiz. Ancak alimlerden başkası bunlara akıl erdirmez. (Ankebut Suresi, 43)
Kulları içinde ise Allah’tan ancak alim olanlar ‘içleri titreyerek-korkar’. (Fatır Suresi-28)
İşte o kitap, bunda şüphe yok, müttakiler (kötülükten korunacaklar) için hidayettir. (Bakara Suresi-2
Müttaki kimdir? Allahtan hakkıyla korkan takva sahipleridir.
Allahtan kim hakkıyla korkar? Allahtan ancak alim olanlar içleri titreyerek korkar.
Öyleyse Kuran biz inananlara ne söylüyor? Ben hidayet kaynağıyım ancak Allah’tan hakkıyla korkan takva sahiplerine. Allah’tan hakkıyla korkanlarsa düşünüp akledenbilenlerdir. Düşünüp akledebilenler ancak hidayete erdirilir. Ve hidayete erenler felaha erenlerdir (Bakara Suresi -5)
Felah : Dünya ahirette mutluluğa erenlerdir.
Kuran dan istifade edebilenler düşünmeyi sistemli tefekkür edebilmeyi bilenlerdir. Tefekkür de başta da ifade ettiğim gibi cahillerde bulunmaz. Cehalet müslümanların en büyük düşmanıdır onu yenmek düşünmeye, akletmeye açık olmaktan geçer. Bugün Kuran la müslümanların arasına vadilerin girmesinin en büyük nedeni bize verilen akıl nimetini kullanmamamızdandır.
Müslümanlar olarak ilimden uzaklaşmakla Kurandan uzaklaşmak aynı şeydir.
Bugünün İslam dünyasının perişan halinin en büyük nedenlerinden biri okumayı reddetmemizdir. Kuran “Oku” (Alak Suresi-1) derken aslında bize tefekkürü emretmektedir. Bize düşün der. “O seni alaktan yarattı” Burda tefekkür etmemizi ister. Düşünmeden Alaktan yaratılan insanın yani o pis sudan böyle bir mucizenin doğuşunu nasıl anlayabilir?
İnsanı kamil olmak için akıl nimetinin hakkını vermek gerekir. İnsan bu dünyaya yatmaya deyil dayanmaya gayret etmeye gelmiştir. Ne mutlu akledebilen insana.




Yorum bırakın