Toplumun Karadelikleri

Kişisel gelişim kitaplarını hiçbir zaman sevmemişimdir. Gaz vermekten başka bir işe yaramadıklarını düşünüyorum.
Sen aslansın seni kesseler acımaz” deyip, ardından Arşimet’in meşhur “bana uygun bir kaldıraç verin dünyayı yerinden oynatayım” sözüyle sizi acımasız dünyanın acımasız sahasına sürüyor hepsi. 
Kimse size o kaldıracın dünyayı yerinden oynatmak için ne kadar uzun ve kalın olması gerektiğinden bahsetmiyor. Tabi sizde dünyanın sözde yerinden oynatılabileceğinin mümkinatına kanıp tek başınıza olmayacak dualara âmin diyorsunuz.
Elbette dünyanın akışını değiştiren insanlar olmuştur tarih çent defa bunu sayfalarına nakşetmiştir. Fakat o insanların iç disiplinlerinden çevrelerinden efendim yetiştirenlerden nedense hiç bahsedilmemiş veya birkaç cümleyle geçiştirilmiştir.
Halbuki gerçekler ayrıntılarda gizlidir. Yani o satır aralarında.
İnsanoğlu günümüzde büyük beklentilerin baskısı altında ezilmektedir. Fakat hayatın kendisinden beklediği, olmasını istediği kişiyi olamayanlar yine aynı hayatın kara deliklerinde yitip gitmektedir.
Hayatta başarı örnekleri çoktur. Belki başarının ardındaki sırrın irade ve iç disiplin olduğu gerçeği de irdelenir fakat iç disiplin nasıl kazanılırın tam olarak yolunu anlatmaz, anlatamaz kimse. Çünkü kendiside bilmez.
Hayat bizleri ufuklara o kadar çok odaklıyor ki o ufka götürecek yolu göremez oluyor ve çoğu zaman ilk tümsekte ayağımız takılıyor ve düşüyoruz. Sonunda da başarının hayallerini kurarken başarısızlıkla dolu bir ömre mahkûm oluyoruz.
Büyük işleri yapanlar hiçbir zaman tek başına hareket etmemişlerdi. Ve büyük insanlar gerektiğinde danışmasını başkalarının fikirlerini dinlemesini de bilen insanlardı.İşte bu yüzden kişisel gelişim kitaplarını sevmiyorum. İnsanın egolarını okşuyor ve yalnızlaştırıyorlar. Özgüven, özgüven diye diye insanı Karunlaştırıyorlar. Hiçbir donanımı olmayan iç dünyasını fethedememiş ham ruhların aldıkları bu gaz bir süre o gazla şişenlerin ayaklarını yerden kezsede ilk keskin virajda uçurumdan yuvarlıyor adamı. Sonuç, tam bir hezeyan. Oysa örgütlenmeyi cemaatleşmeyi cemaatteki kuvvet-i maneviyeyi öven bir yazı, kitap çok nadir bulunuyor piyasada. Neredeyse hiç yok. Çünkü direk egoya üfürülen meltem misali tahşidat her zaman prim yapıyor. Başarı her zaman tekilleşiyor. Tekilleştikçe daha albenili oluyor. Dolayısıyla asıl gerçekler prim yapmadığından görmezden geliniyor.Gittikçe yalnızlaşıyoruz. Yalnızlaştırılıyoruz. Hırslandıkça hırslanıyoruz ve çevremize onları kendimizden uzaklaştıran dalgalar yayıyoruz. Tevazuyu kaybediyor kibirleniyoruz. Kendimize bir paye vermeye çalışıyoruz. Karunlaşıyoruz. Bu gidişat toplumu uçuruma sürüklüyor. Farkında mısınız?

NB

Yorum bırakın

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.

Ben Murat

Bu sayfayı ne zaman açtığımı dahi unuttum. Ama kendime kendimi hatırlatmak için yeniden buraya geldim.

Let’s connect