Bir Alageyik Efsanesi

Ben de gittim bir geyiğin avına,
Geyik çekti beni kendi dağına,
Tövbeler tövbesi geyik avına.

Gidin arkadaşlar kaldım kayada,
Siz gidin yoldaşlar kaldım burada

Maksadımla bu başlık nasıl bağlanacak bilmiyorum ama sondakini en başta söylüyeyim.  Bu yazı bildiğiniz Alageyik efsanesiyle ilgili değil. Bu yazı çok farklı ama gerçek alageyik efsanesinin ucundan kıyısında geçtiği için bilmeyenlere bir özet geçeyim. Cüneyt Arkın ve Aliye Ronanın da oynadığı Alageyik filmini hatırlar mısınız bilmem. Geyik avcısı Halil’in hep avlamayı düşlediği Alageyiğin sesini duymasıyla hem de sevdiceği Zeynep’e kavuştuğu o ilk gece kendini Toroslara atmasını anlatır.

İşte bu filmde Alageyiği avlama sevdasıyla gözü başka hiçbirşey görmeyen bir adam vardır. Başlıkla yazının alakası sadece buraya kadardır. Benim bilgisayarımla olan ilişkim halil’in Alageyik sevdası gibidir. Aslında o kadar değilde dışarıya öyle izlenim verdiğimden olsa gerek birgün halamlar Ankara’dan bize geldiklerinde ben görünüp hoş geldiniz dedikten sonra yukarı odama bilgisayarın başına dönmüştüm. Babam haliyle bu halime kızıp “Lan halanlar gelmiş Ankara’dan sen bilgisayarın başından ayrılamıyorsun ayıp ayıp” diye kızmıştı. Eniştemde bu halimden ötürü bana Alageyik lakabını takmıştı. Ben sadece yukarıda bilgisayarda film izliyordum. Ama misafir varken de bilgisayar da film izlemeye devam etmem elbette doğru değildi. Eniştemin böyle orijinal lakapları benle sınırlı değil. Kızkardeşim Esranın lakabı Eşli. Fiii tarihteki Yalan Rüzgarı dizisindeki Eşli Ebıt’tan kalma . Gariptir bana Alageyik lakabını takan eniştem Facebookla tanıştıktan sonra duyduğuma göre kendiside Alageyik olmuş. Tabii o sadece Fenerbahçenin akıbetiyle kafa yormakta, Aziz Yıldırımın özgürlüğü için mücadele vermekte, Cüppelinin vaazlarından feyz almakta!!! Bu haliyle oda bir Alageyik efsanesi olmuştu. Ailemizde öyleleri vardır ki yaptıklarıyla her daim konuşulur sözleriyle kendinden bahsettirir.

Bazı insanların penceresinden hayata baktığınızda muhakkak gülümseyecek bir şeyler çıkar. Bazı insanlar sizi ister istemez kendine çeker, dinletir, gülümsetir. Ve o insanlar girdikleri ortamda kara bulutları dağatan güneş misali çöken hüznü dağatır yüzlere tebessüm yayar. Bazı insanlar vardır doldurdukları boşluk o kadar büyüktür ki yokluklarında yerlerini hiç kimse dolduramaz. Ve artık siz hayata o boşluklarla devam etmek zorunda kalırsınız. Bazı insanlar vardır gidişi sadece en yakınlarını değil onu tanıyan herkesi üzer. Ateşi sadece düştüğü yeri yakmaz acıyı sadece evlatları en yakınları duymaz. Yası bir gün değil bir ömür tutulur.

Bazı insanlar vardır “Şimdi bi dakka hocam” der, mikrofonu alır eline ve söylediklerine katılmasanız dahi size kendini dinlettirir. Bazı insanlar sordukları soruyu her sene tekrar eder sizde üşenmeden her sene cevap verirsiniz. “Fethullah hoca ne zaman Amerika’dan dönecek” sorusu bunlardan biridir. Bazı insanlar Kıratın büyüsünden kurtulamaz. Yedi kere gitsede sekizinci kez döneceğine inanır. “Binaenaley” o her haliyle orjinal bir efsanedir geride kalanların bir ömür anlatacağı Bir Alageyik Efsanesi. Öyleki hiçbir anısı hüzünlendirmez, muhakkak yüzlerde bir tebessüm bırakır…

“Bir Alageyik Efsanesi” öğesine 2 yanıt

  1. sevgi Avatar

    hiç bişey anlamadım

    1. ufukturu Avatar

      Vefat eden enistemin ardından yazdigim bir yazı biraz yakinlarima yonelik bir paylasim aslinda

ufukturu için bir cevap yazın Cevabı iptal et

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.

Ben Murat

Bu sayfayı ne zaman açtığımı dahi unuttum. Ama kendime kendimi hatırlatmak için yeniden buraya geldim.

,

Let’s connect