Son zamanlarda kendimi dizilere kaptırdım. Bu diziyi ve izlediğim diğer dizileri takip etmeye nasıl başladığıma dair uzun uzadıya bir hikaye anlatarak konudan uzaklaşmak istemiyorum.

Barış Özcan sağolsun! takip ediyorsunuz adamı o sizin yerinize kaliteli olanı bulup önünüze koyuyor. Bu bir dizi bile olsa hayatınıza değer katacak, düşündürecek, sorgulayacak ve belkide yön verecek kalitede olduğunun garantisini verebilirim. Westworld yerine Barış Özcan tanıtımına dönmeden dizi hakkında bir şeyler söylemek isterdim ama onuda Barış Özcan bizim yerimize yapmış. Altta videoyu paylaştım. Ama bende bıraktığı etki hakkında birkaç cümle söylemek istiyorum. İnsanlar önce hayal kuruyorlar eskiden sadece yazıya dökerler kendilerinden sonra geleceklere ilham olurlardı. Bknz Jules Verne. Şimdi önce filmlerini dizilerini yapıyorlar sonrakilerin önüne bir nevi hedef koyuyorlar.
Westworldde böyle birşey. O sadece bir gelecek portresi değil. Bilinci değil sadece; insana özgü olan ne varsa aşkı acıyı korkuyu nefreti kini kısacası duygularımıza yukarıdan bir projeksiyon tutarak derinden sorgulamaya davet ediyor. Bilgisayarlar ve makineler adına hep bir gün bizden daha zeki olabilirler mi ve dünyanın yönetimine onlar geçebilirler mi acaba diye endişe edilir. Ama bir gün bizim gibi duyguları olur mu?, sevebilirler mi, kin duyabilirler mi, nefret edebilir, kendi kararlarını verebilirler mi diye endişelenmeyiz. İşte Westworld sadece daha zeki olduklarında ne oluru değil insana özgü duygulara sahip olduklarında ne olur sorusunu bize sordurtuyor.
Diziyle ilgili diğer önemli bir detay. Anthony Hopkins. Diziye o kadar yakışıyor ki. Bakışlarında Dr. Hanibalı tekrar görebilirsiniz.




Yorum bırakın