-
Continue reading →: Bu nasıl sıcaktır Allah’ım
Birkaç gündür ıstanbul ahalisi mevsim normallerinin üstünde sicaklarla imtihan oluyor. Hani sikayetten degil ama dusundumde insanlar soguk havalarda daha mutevekkil. Nihayetinde sarinirlar paltolarina kışın devam ederler yollarına. Ama yazın öyle değil. Hava 30 dereceyi gördümü artık anadan üryan gezsen ne fayda hele birde nem varsa. Belki kışın soğukluğu değil ama…
-
Continue reading →: Hoşgörüye Ne Oldu?
Yemeğin siparişi verileli on dakika olmuştu. Sipariş gecikince masadakiler homurdanmaya başladı. Ara ara seslerini bilerek yükseltip servisin ne kadar yavaş olduğundan dem vurarak garsonları sözleriyle iğnelemeye başladılar. “On dakikadır bekliyoruz hala sipariş gelecek.” “Burda müşteriye değer veren yok ne biçim hizmet kardeşim” Lokantanın yoğunluğu nedeniyle aşçılar siparişleri yetiştirmekte zorlanıyordu. Bir…
-
Continue reading →: Yıkılan Binalar Perçinleşen Kardeşiliğimiz
Bir deprem daha üzerimizden geçti. Bizler televizyon ekranlarından sanki klasik bir film izler gibi izliyoruz artık deprem haberlerini. Ahmet Mete Işıkara deprem Türkiye’nin gerçeğidir bunu bütün Türkiye bilmeli dedi. Evet Türkiye için deprem bir gerçek gündelik hayatımızın neredeyse bir parçası haline geldi. Maalesef reflekslerimiz herzamanki gibi olaganüstü haberlere verdiğimiz refleksler gibi mutatlaştı. Deprem…
-
Continue reading →: Kar
Kar (deneme) Kar, benim gibi sıcak kalorifer peteğinin arkasından izleyenler için, dünyayı mikroplardan temizleyen masumiyetin simgesi; son odununda küllendiği sobanın etrafında titreyerek bekleyenlereyse hastalığın ve belki de, ölümün habercisi. Pencerenin kenarında karı izlerken onun bu hali, aslında dünyada yaratılan her varlığın iki yüzü olduğunu fısıldadı bana.
-
Continue reading →: Askerlik (bir hikaye)
Geçen konvoyun ardından ibretli bir bakış attı. Yanında ki arkadaşına dönerek: “Yazık kardeşim şu gençlere acıyorum hepsine” dedi. “Niye böyle dedin şimdi anlamadım” dedi arkadaşı hayret dolu bir ifadeyle.Önlerinden geçen konvoydan çıkan tezahuratlar hala duyuluyordu. “En büyük asker bizim asker. Enbüyük asker bizim asker” “Hayatlarının baharında askere alınıyorlar. En verimli…
-
Continue reading →: Bir Adam
Yürüyor bir adam karanlık yolda Kimse sormuyor ne yapıyor burada Cepleri boş, çaresiz, takatsiz Bir ışık arıyor belliki kimsesiz Devler öcüler sarmış heryanı Cinler, ölüler koşturuyor atları Elinde kılıç yorgun savaşçı Yolun sonunda bekler celladı Yürüyor bir adam karanlık yolda Her yer kötülük kimin umurunda Nusret Baba
-
Continue reading →: Mona Rosa
Bir ses bir şiire bu kadar mı yakışır Sacit Onan’ın sesinden Sezai Karakoç’un müthiş şiiri Mona Rosa
-
Continue reading →: Adı: Süreyya
Adı:Süreyya Sevgili uzaklarda, Sevgili gönülde kurulu tahtta Sevgili yudumladığım demli çayda Buğulu gözlü bakışta Belki kaf dağının ardında



