“Bende dindarım” dedi. “Ama amelim yok.!” İfade aynen bu.
“Benimde eşim başörtülü”. Buda dindarlığının alameti.
Ak partizanların aşk ile takip ettikleri bir yandaş yazarın kendini anlatırken kullandığı ifadeler böyle. Saatlerce yorum yapılabilecek bu ifadelerin üzerine ne söylesek boş bence. bu boşluk aslında akp nin dindarlık anlayışının tipik yansıması. Çünkü onların dindarlık anlayışı yanlarında gezdirdikleri başörtülü eşlerinden ibaret. Elinden düşürmediği sigara ve zikir çekmeden salladığı tespihte görüntüsünü tamamlıyor. Yetişen dindar nesil bu yeni trent aydınları takip ediyor.
“Kahrolsun yahudi uşağı Koçlar”
“Firavun Sisi” Ağızda bu sloganlar eller dört parmak havada Rabia işaretleri.
Sağda solda nargile kafelerde tüttürülen dumanlar eşliğinde devlet ve islam adına girişilen hararetli tartışmalar.
Mitinglerde buluşmalar geçirilen öğlenler ikindiler akşamlar. Olsun dava için feda olsun!!
Saraçhanede İhvana destek için slogan savurmalar, kızlı erkekli buluşmalar Dombra eşliğinde kolkola “Recep Tayyip Erdoğan” diye çığırtmalar.
Dindar neslimiz bu. Seremoniye katılmayanlar yahudi uşakları! Çapulcular!
Ak parti gençlik kolları içerisinde yapılan bir çalışmaya göre ak gençliğin sadece % 10 u namaz kılıyormuş eski bir ak partiliden duyduğum bu. İnşallah doğru değildir doğruysada şaşırmam.
Yetişen dindar nesil maalesef böyle. Çünkü önlerini açan aydınların dindarlıktan anladığı bu kadar. “Dindarım ama amelim yok” Yani namaz kılmıyorum. Türkçesi Fikir bazında dindarım hem eşimde başörtlü o kadar!!
Haliyle böyle bir zekanın İslamı yorumlama biçimide dindarlıktan anladığı kadar olacaktır. İmanın şartları arasında Koçu lanetlemek de olmalı dicek havuz adı altında kurulan rüşvet çarkını İslama hizmet diye savunabilecek, ve buna itiraz eden cemaatleri piyasadan silmek için her türlü çirkefliği yapacak kadar gözünü karartacak. Bakın abartmıyoruum. Bugün yaşanılan sürecin arkasındaki en büyük neden, kurdukları havuz sistemine itiraz edilmesindendir. İslami diye yutturulan bu sistemin aslında birilerinin cebini doldurduğunu ve düpedüz rüşvetin kendisi olduğunu herkes bilsede susuyor ve İslama hizmet için bu paralar toplanıyor diye kendi kendilerini avutuyorlar.
Maalesef İslamın içi yeni iktidar eliyle boşaltılıyor. Ve bu o kadar hoyratça yapılıyor ki artık tren raydan çıkmış nereye çarpacağı belli değil frene basan yok önüne çıkan herkesi eziyor.
İktidardakilerde koltuğu bırakmama adına gösterilen hırs hizmet aşkı değil. İktidar el değiştirdiği takdirde yapılan hukuksuzluklardan hırsızlıklardan doldurulan ceplerden hiçbiri hesap veremez. İşte bu yüzden hesap vermemek için bu gözü dönmüşlük. Yalan ve ihanette sınır tanımamazlık.
Nereye kadar gidecek peki? Bu raydan çıkmış tren bir yerde duracak ama raydan çıkan tren durana kadar maalesef çok yere zarar verecek. Maalesef bu oniki yıllık süreçte yetişen bir nesil ahlaki değerlerden çok uzak. Enkazı toplamak ne kadar sürer orasını kestirmek zor. Ama teselli olacaksa bu trenden inenler onlar yeniden bu ülkenin yükselen yıldızı olacak. Buna inancımız tam.




Yorum bırakın